Bu Blogda Ara

30 Ekim 2010 Cumartesi

Mera Ortamında Bok Böceğinin Yararları

Giriş

Bok böcekleri, mera ortamında küçük ama önemli rol oynamaktadır. Dışkı ile beslenmekte; bundan genç bireylerinin barınması ve beslenmesinde yararlanmakta; besin çevrimini, toprak yapısını geliştirmekte ve bütün bunlar esnasında büyümeye çabalamaktadır. Bok böcekleri, mera idarecilerinin dikkatini çekebilecek kadar dışkı ve besin çevriminde önemlidir.


Bok böcekleri, Kınkanatlılar (Coleoptera) takımının Scarabaeidae (Bok Böcekleri) ailesinde yer almaktadır. ABD’deki 90’dan fazla türü içerisinden bir düzineden daha azı, dışkı gömmekte önemlidir. Böceklerin üç tip davranış gösteren grupları, dışkı dönüşümüyle ilgilidir. Muhtemelen bunlardan en fazla bilinenleri tumble bugs diye bilinen yuvarlayıcılardır (örneğin, Canthon pilularius türü). Bu grubun davranış özelliği, bir erkek-dişi çiftinin dışkı topağını onu gömmek için dışkı yığınından yuvarlayarak uzaklaştırmasıdır. Bu tip bok böcekleri, genellikle çiftler halinde faaliyet gösterir.

Diğer bir grubu ise tünelcilerdir. Tipik olarak dışkı yığınının altında ya da kenarına yakın duran dışkı topaklarını gömen Onthophagus gazella, bunlara bir örnektir. Dışkı yığınının yanındaki toprak kitlesi, tünelci bok böceklerinin faaliyetlerinin işaretidir. Tünelcilerin ve yuvarlayıcıların her ikisi de genç bireyleri için yuva hazırlama davranışlarından dolayı yuvacılar olarak sınıflandırılırlar. Dışkıdan yararlanan üçüncü böcek grubu ise yerleşiklerdir. Yerleşiklerin çoğu, Aphodiiadae alt ailesine aittir. Dışkı yığınının altında yaşarlar, az miktarda kazıcılık yapar (ya da hiç yapmazlar) ve genellikle dışkı topakları oluşturmazlar.

Görünüş ve Davranış


Bok böceklerinin boyu, 2 mm.den 60 mm.ye kadar değişmektedir. Ön bacaklarının genellikle kuvvetli kazma işlevini gören tırtıklı kenarları bulunur. Renkleri, siyahtan kahverengiye ve kırmızıya kadar değişebilir ve metalik bir görünümde olabilirler. Erkeklerde çoğunlukla bir ya da iki boynuz vardır. Bok böcekleri, diğer böceklerden bölütlü ve ucunda üç-yedi genişleyebilir yapraklı plakamsı oval bir sopa bulunan antenleriyle ayırt edilirler. Bu loblar, kokuların algılanabileceği geniş bir yüzey meydana getirirler. Bu özelleşmiş antenlere büyüteçle bakınız.


Ergin bok böcekleri, dışkıyı kokusundan bulurlar. Pek çoğu, türlere göre değişiklik gösterir ve bunlar, belirli bir hayvan dışkısını tercih etmektedirler. Sadece gerçek dışkıyı bulmak üzere 10 mile kadar uçabilir ve yere düşmesinden saniyeler sonra dışkı kümelerine hücum edebilirler. Bazı türler, dışkı bulmak umuduyla hayvanların kuyruğuna yakın bir yere yapışabilirler. Kokuyu fark ettiklerinde, erginler beslenmek için dışkının sıvı içeriğini kullanırlar. Texas Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Dr. Patricia Richardson, bunu akılda kalacak şekilde “dışkı şurubu” olarak isimlendirmiştir.

Eğer bunlar yuva yapıcı türler iseler; çift, dışkıdan yüksek oranda posa içeren  kuluçka topağını oluşturmaya çabalar. Çift, topağı gömmek üzere ekip gibi çalışmaya devam eder.   

Erkek, tüneldeki toprakları dışarı taşırken, daha kısa ve daha kalın bacakları olan dişi kazma görevini yapmaktadır. Dişi, daha sonra kuluçka topağını güvenli bir şekilde ortama bırakır, tünelin sağlamlığını muhafaza eder ve eğer birkaç yumurta bırakan bir türe ait ise bu süreci tekrarlar.

Yaklaşık 1 hafta içerisinde, yumurta kuluçka topağında açılır. Larva, yaklaşık %40-50'sini yiyerek topağın içerisindeki maddelerle kendine ziyafet çeker ve ve ilerlediği istikameti kendi dışkısıyla doldurup kapatır. Bu, tamamen kapalı, korunmuş bir ortam yaratır. Larva, diğerleriyle besin kaynağı için rekabet etmez ve ayrıca dışarıdaki kuluçka topağı avcılarından korunur. Eğer kuluçka topağıyla bütünlüğü ortadan kaldırılırsa, larva ölür. İdeal ortam koşullarında, larva ortalama 3 haftada pupa evresine geçecektir. Genç bir ergin böcek meydana gelir, dışkı topağından çıkıp önüne çıkanları yiyerek yolunu açar, içerisinde ilerleyeceği yeni bir tünel oluşturur ve taze dışkı bulmak için yola çıkar. Yeni oluşan böcekler, ideal çevre koşullarında 6 haftalık ömürleri olmakla birlikte, iki hafta sonra ürerler.

Toprak nem seviyesi, üreme ve dışkı gömme kurak dönemlerde azaldığı için pek çok tür için kritiktir. Kurak havalarda, genç erginler, kuluçka topağından çıkarlar ancak toprağın içerisinde kalırlar ve yağmuru beklerler. Çoğu böceklerde olduğu gibi; faaliyetleri, en soğuk aylarda azalmaktadır. Larva, toprağın derin yerlerinde canlı kalır ve ortaya çıkmaları için gereken yağmur ve sıcaklık gibi çevresel şartların uygun olmasını bekler. Diğer bok böceği türleri, kurak iklimi tercih ederler. Avustralya'dan ithal edilmiş olan Euoniticellus intermedius, özellikle çevresel açıdan önemli olduğu güney, orta ve batı Texas'ta bulunur ve diğer yerel böceklerin faaliyet göstermediği kurak havalarda faal haldedir.

Yeni Türlerin Getirtilmesi


Dr. Truman Fincher (emekli), 1998’e kadar College Station’daki USDA-ARS Gıda Hayvan Koruma Araştırma Laboratuvarı’nı idare ediyordu. Araştırması, ABD mera ortamlarının dengesinin sağlanması amacıyla yerel canlı topluluklarını tamamlayacak ancak onlarla rekabet etmeyecek bok böceği türlerinin dışarıdan getirtilmesine ve yeni ortama yerleştirilmesine yönelikti. Fincher’e göre, ABD’deki böcekler, artan çiftlik hayvanı üretimine ve bunların bıraktığı dışkılara ayak uyduramıyorlardı. Artan gübre kullanımı ve yüksek verimliliği olan mera türleri, mera ürünlerini patlamakta ve böylece meradan birim başına hayvan üretim kapasitesini artırmaktadır. Ayrıca, böcek öldürücülerin, yabancı ot ilaçlarının, mantar ilaçlarının ve solucan ilaçlarının yaygın kullanımı, bok böceği sayısının düşmesine neden olabilmektedir.

Eğer iklimlerin, toprak türlerinin ve diğer fiziksel koşulların etkisi altındaki meralar, Dr. Fincher’in ideal bok böceği birleşimlerini desteklerse, dışkı gömülmesi, sürekli bir şekilde günde 24 saat olacaktır. Bunu gerçekleştirmek için gereken farklı bok böceği türünün sayısı 120’yi bulabilmesine rağmen; türler arasındaki davranış çeşitliliği, bu hedefi uygulanabilir yapmaktadır. Bazıları gece uçarlar, bazıları gündüz uçarlar; bazıları çok taze olanlara göre daha bayat dışkıları tercih ederler. Eğer birçok tür birlikte faaliyet gösterirse, bazıları dışkı topağını dışkı kümesine göre yakına, bazıları daha uzağa; bazıları sığ, bazıları derin olarak gömerler.

Mera Ortamına Yararları


Bok böceklerinin çiftlik hayvanlarına ve mera ortamına yararları, sadece rahatsız edici besin tercihlerinden daha ağır basabilir. Örneğin, dışkı; iki önemli ekonomik büyükbaş hayvan zararlısı olan karasinek (Haematobia irritans) ve yüz sinekleri (Musca autumnalis) türlerinin üreme yeri ve gelişme ortamıdır. Tek bir dışkı kümesi, larva avcılarından ve bok böcekleri gibi rakiplerinden korunurlarsa 60-80 karasinek ergini meydana getirebilir. Bok böcekleri beslendiği sırada, sinek larvalarıyla besin için rekabet ederler ve sineklere fiziksel olarak zarar verirler. Sinek sayılarının bok böceğinin faaliyet gösterdiği yerlerde önemli derecede azaldığı gösterilmiştir. Dr. George Bornemissza, Onthophagus gazella’nın saldırısına uğrayan inek dışkı kümelerinden gelişen karasinek sayısının böceklerden arındırılmış dışkı kümelerine göre % 95 azaldığını bulmuştur.

Bok böceklerinin çiftlik hayvanlarının mide-bağırsak parazitleri için etkin biyolojik kontrol etmeni oldukları da rapor edilmiştir. Çoğu mide-bağırsak parazitlerinin yumurtaları, konağın dışkısına geçmektedir. Daha sonra yumurtalar açılarak bağımsız hareket eden larvalara dönüşürler ve hastalık safhasına kadar gelişirler. Daha sonra otlayan  hayvanlar tarafından yenebilecekleri çimin üzerine yerleşirler. Eğer dışkıda yumurtanın gelişme ortamından böcekler kaldırılırsa, yumurtalar telef olur ve parazitin hayat döngüsü kesintiye uğrar.

Mera yönetimi seviyesinde; dışkı kümesinin kaldırılması, otlak mevcudiyeti için yararlı olabilir. Çoğu geviş getiren hayvan, kendi türlerinin dışkı kümelerine yakın yerlerde otlanmayacaklardır. Araştırmalar, otlağın yenebildiğini ancak dışkı kümesinden dolayı yararlanılamadığını göstermiştir. Bunun sonucunda, büyükbaş hayvan dışkı birikintileri, her yıl akre (4047 metrekare) başına % 5-10 arasındaki alanı kullanıma elverişsiz hale getirir. Dışkının tamamen ve hızlı bir şekilde kaldırılmasıyla, bok böcekleri otlanma etkinliğini önemli oranda artırabilir.

Bok böceklerinin tünel açma davranışı, toprağın suyu emme kapasitesini artırır ve dışkı kullanma faaliyetleri toprağın besin döngüsünü artırır. Yeterli birey nüfusu ve türlerin karışımı, yüzeyden dışkı kümesinin tamamını 24 saat içerisinde ortadan kaldırabilir. Ergin bok böcekleri, beslenme amacıyla sıvı bileşeninden, dışkı topakları için posasından yararlandığı için dışkı kümesi hızla yok olmaktadır. Eğer yüzeyde bırakılırsa, dışkının azot içeriği buharlaşma nedeniyle % 80'e varan oranda kaybolmaktadır; dışkının hızlı bir şekilde toprağın bünyesine eklenmesiyle, bok böcekleri bitkinin kullanımı için ortamda daha fazla N içeriğinin kalmasını sağlarlar. Larvalar, pupa döneminden önce dışkı topağının % 40-50'sini kullanırlar ve humus oluşumunda toprak mikroplarının ve mantarlarının ihtiyaç duyacağı bu besince zengin organik maddeyi ortamda bırakırlar.

İdare

Bok böcekleri larvaları, büyükbaş hayvanların iç parazit kontrolüne ve sinekler için kullanılan böcek kontrolüne karşı duyarlıdır. Önerilen dozda kullanılmakta olan enjekte edilebilir Ivermectin (Ivomec ve Doramectin), Dr. Fincher'in yaptığı çalışmaya göre iki türün genç bireylerinin hayatta kalma süresini 1-2 hafta azaltmıştır.Üzerine Ivermectin dökülmüş olanlarda ise, larvaların hayatta kalma süresini 1-3 hafta düşmüştür. Bu tip bir böcek öldürücü kullanımının kesilmesi, bok böceği nüfusunun artmasına yardımcı olacaktır. Özel kimyasalları bir tarafa koyarsak; zarar vermek, sınırlandırmak ve öldürmek amacıyla tasarlanmış herhangi bir ürünün ekosisteme genel anlamda bazı etkilerinin olacağı ve akıllıca kullanılması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır. Sırt ovucular, kulak küpeleri ve böcek öldürücü tozların ve püskürtücülerin ara sıra kullanılması, bok böceklerine az etkisi olan ya da hiç olmayan alternatiflerdir. Diğer bir seçenek, böcekler ve larvalar, bu zamanda faaliyet göstermediği için yılın en soğuk aylarında büyükbaş hayvanları tedavi etmektir. Yine de, hayvanlarınızı iç parazitler için tedavi etmeden evvel, dışkı örneklerini veterinerinize götürmeniz daha iyidir. Yumurta sayımı; parazit yükünü ve hayvanda düşük verim, ağırlık kaybı ve müsriflik şeklinde görebileceğiniz hastalık belirtilerine gerçekten parazitlerin neden olup olmadığını belirlemeye yaramaktadır.

Kontrollü otlanma sistemleri, dışkıyı daha az alanda yoğunlaştırarak bok böceği nüfusunu ve çeşitlerini artırır ve böylece böceklerin yiyecek arama süresini azaltır. Büyükbaş hayvanlar, topraktan yeni erginlerin çıkmaya başladığı zamanda otlanma odalarına döndükleri için böceklerin üreme döngüsüne uyan otlanma döngüleri avantajlıdır. Kontrollü otlanma sistemleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için ATTRA yayınlarından "Rotational Grazing" (Dönüşümlü Otlanma) ve "Sustainable Pasture Management" (Sürdürülebilir Mera İdaresi) kaynaklarına bakınız.

Meranızdaki dışkı kümelerinin ortadan kalkma sürelerinin uzunluğunu izleyin. Eğer birkaç günden daha uzun sürede değişmeden ortamda kalıyorsa, bok böceği nüfusunuz ya azdır ya da hiç yoktur. Dışkı kümelerinin yüzeyinde delik oluşumunu arayınız. Böceğin ve diğer böceklerin pek çok çeşidi, kümelerin kurutulmasına yardımcı olur. İdare, bok böceklerinin ve diğer yararlı böceklerin sayısının ve çeşidinin artırılmasında anahtardır.

Bok böcekleri, mera ortamının sadece küçük bir kısmını oluşturur ancak gözardı edilemeyecek kadar önemlidir. Dr. Fincher'in işaret ettiği bok böceklerinin faydaları şöyle özetlenebilir:

  • Toprak gevrekliği, havalanması ve su tutma kapasitesinin artırılmasının yanında toprağa organik madde katılımı sayesinde mera ürünlerinin artırılması.
  • Hayvan dışkısında gelişen diğer zararlı böcek nüfuslarının azaltılması.
  • Mera yüzey kirliliğinin önlenmesi.
  • Mera yüzeylerinden mikropların yerleştiği dışkının ortadan kaldırılarak hayvan hastalıklarının azaltılması. 
  • Aksi hallerde, dışkı birikintilerinde kalacak ve mera çimleri için elverişsiz olacak besin maddelerinin toprağa geri döndürülmesi.
  • Dışkıyla kaplı meralarda etkin otlanma alanlarının artırılması.
  • Çiftlik hayvanı dışkılarından azot kaybının azaltılması.
 Kişisel Bir Not


Bu araştırma alanına ilgim, Kuzeybatı Arkansas bölgesinde aylık olarak düzenlenen yerel otlanma grubumuzun mera gezisi sırasında yapılan gözlemlerde kıvılcımlandı. Meraları dolaşırken, bu herkesçe bilinen kümelerden sakınmak için adımlarının dikkatli bir şekilde izlemelisiniz. Ilık bahar günleri geldiğinde, dışkı kümelerinin tepesindeki delikler dikkatimizi çekti ve araştırmamızı ilerletmeye başladık. Küçük böcekler, örümcekler, sinekler, sivrisinekler ve diğer sinekleri görmemiz araştırmayı artırmamıza yol açtı.

Gruptan bazıları diğerlerine nazaran daha sorgulayıcıydı ve cep bıçaklarını kullanıp dışkıya kesici kısmını batırdılar. Dış tarafında kuru sert kabuklar ve bunun altında nemli tüneller bulduk. Kabukların bazıları sadece kabuktan ibaretti; içleri boştu. Pek çok küme, geride biraz posa bırakılmakla beraber genişletilmişti. Birçoğunda, dışkının kenarının dibinde toprak yığınları vardı. Veteriner ve ATTRA uzmanı Dr. Ann Wells'ten bok böceklerini ve yararlarını öğrendikten sonra, grubun neyi aradığına dair bazı fikirleri oluştu. Ayrıca, her zamanki gibi bizim daha fazla sorularımız vardı. Merakım uyandı ve yaz stajımda konuyu araştırmaya başladım. O zamandan bu yana, ilkbahar sonundan yaza ve sonbahar başına değin dışkı ortamındaki mevsimsel değişikleri izleme fırsatım oldu.

Bilimsel literatürdeki araştırmalar da ilginçti fakat uygulamadaki bilgilerinden faydalanmak için birkaç uzmana döndüm. Dr. Patricia Richardson, hayranlık duyduğum esprili bir tarza sahip olmakla birlikte bu konuda pek çok yayın yazmıştır. Teksas'taki bir seminerde bok böceği çiftliğinin kullanıldığını duyduğumda, bunu kendim için de tekrarlamaya karar verdim. Dr. Richardson çok yardımcı olarak bana inşaat detaylarını sağladı.

Daha sonra, tünelci bok böceği Onthophagus gazella'nın çalışkanlığına ihtiyaç duydum. Yine, Dr. Richardson'ı Arkansas Nehri Vadisi'ndeki evimin yanına bunları nasıl yerleştireceğimi öğrenmek için aradım. Gece vakti uçtukları için bana gün doğumunda ve gün batımında izlememi önerdi. Birkaç gece ve günün erken saatinde hiçbir faydasını görememe rağmen tavsiyelerine uydum (Bir gece geç saatlerde flaş ışığıyla bir dışkı kümesi içerisinde "gökkuşağı bok böcekleri"nin 3 güzel örneğini gördüm). Hüsran içerisinde, B planını uygulamaya koydum: tüm dışkı kümesini hemen yanındaki tünelci faaliyetinin işareti sayılan taze toprak tümseğiyle birlikte topladım ve paketleyip dondurdum. Ertesi gün öğleden sonra dışkı kümesini parçalara ayırdım, böcekleri büyüklük ve dış görünüşüne göre sınıflandırıp ayrı kaplara yerleştirdim ve hemen sonra Dr. Jeffrey Barnes'ın benim için böceklerimi teşhis ettiği Arkansas Üniversitesi Entomoloji Müzesi'ne uğradım. Hiç bok böceği olmaması beni umutsuzluğa düşürdü. Örneklerimin çoğu, diğer bir yararlı böcek olan Histeridae ailesindendi ancak bu, aradığım şey değildi. Sonunda, Oklahama'lı sığır yetiştiricisi Walt Davis'ten yardım istedim ve bana cömert bir şekilde gazella böceklerinden birkaç tane postayla gönderdi.

Çiftliği, nehir dibinden aldığım kumlu toprakla doldurdum ve üzerine taze büyükbaş dışkısını yerleştirdim. Şimdi gözüme büyük görünen zorluk, çiftliğe 2-3 çiftini yerleştirmem için erkeklerini dişilerinden ayırt etmekti. Elimdeki Dr. Richardson'ın notlarından yararlanarak bir böceği yakından görmek amacıyla beyaz kahve  fincanına koydum. Ön bacakları, açıkladığı gibi tırtıklıydı ve antenlerinin ucunda küçük loplar vardı. Erkeklerinin sırta doğru uzanan ve ilk bakışta zor görünen iki küçük boynuzu var. Dişilerinin ise erkeklerininkine nazaran daha kısa bacakları var ve boynuzları bulunmuyor (Bu canlıların cinsiyet ayrımını çabuk yapar hale geldiğimi itiraf etmeliyim; bu, inanılmaz güzel bir gelişme). İki çifti, çiftliğe yerleştirdim ve bekledim.,

Üç gün içerisinde, tünellerin oluştuğunu görmeye başladım. Diğer çifti de buraya kattım ve dışkı topakları bundan sonraki birkaç günde görünür hale geldi. Size heyecanımı tarif edemem. İki hafta sonra en az 38 dışkı topağı vardı ve bu da ebeveynlerin yuvadan çıkacağı zamanı gösteriyordu. Dr. Richardson, bunları birkaç gün dışarıda aç bırakmamı, daha sonra bunları yeni ve taze bir dışkı kümesine bırakmamı önerdi. Süreç çok iyi işliyordu.

Bu noktada, yaklaşık gömüldükten 4 hafta sonra hareket etmesi ve yumurtaların açılması yönünden dışkı topaklarını izliyorum. İki larvanın hareket edip yemek yediğini görüyorum ve daha sonra pupa evresine geçmeleri için pleksiglas levhasını dışkı topağının iç kısmı olarak düşüneceklerini umuyorum. Ancak, gece sıcaklığı 55 Fahrenhayt derecesinin altına düştüğünden havanın etkisi olacaktır. Bu, faaliyetlerini yavaşlatacaktır ve anladığım kadarıyla sıcak bahar gecelerine ve yağmur başlayana kadar topraktan çıkışlarına bile engel olabilir. Bu durumda bile; bu bok böceği çiftliği, birkaç ay boyunca sunumlar ve eğitim olanakları için kullanılabilir ve zaten ben bunu amaçlıyorum.

Bu projeye duyduğum heyecana dair son bir not: Uzun süren ve çok ihtiyaç duyulan bir yağmurdan sonra Eylül'deki bölge fuarımızda tavuk kümesini temizlerken gazellalar olduğunu düşündüğüm birkaç bok böceği yerleştirdim. Nem, faaliyetlerinde büyük önem taşıyor; en az umduğum yer ve zamanda ortaya çıktılar! O zamandan beri, bu tünelcileri çiftliğimizde de bulduk ve diledikleri sürede kalabilirler.

Kaynak: http://attra.ncat.org/attra-pub/dungbeetle.html






















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder